Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), çalışanların mesai takibinde kullanılan parmak izi ve avuç içi taraması gibi yöntemlere ilişkin açıklama yaptı. Kurum, bu yöntemlerle elde edilen bilgilerin kodlanarak saklanmasının biyometrik veri niteliğini ortadan kaldırmadığını bildirdi.
KODLANMASI NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRMİYOR
KVKK, 2 Haziran’da Resmî Gazete’de yayımlanan “Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı” sonrasında farklı sektörlerden gelen görüş talepleri üzerine konuya açıklık getirdi.
Açıklamada; parmak izi, damar izi ve avuç içi gibi kişiyi benzersiz biçimde tanımlamaya veya kimliğini doğrulamaya imkân veren bilgilerin biyometrik veri kapsamında olduğu belirtildi. Bu bilgilerin matematiksel kodlara dönüştürülerek veri tabanında tutulmasının da söz konusu niteliği değiştirmediği vurgulandı.
KRİTİK ALANLAR İÇİN AYRI DEĞERLENDİRME
Yüksek güvenlik gerektiren tesis ve çalışma alanlarında biyometrik veri kullanımının farklı koşullar altında değerlendirilebileceğine dikkat çekildi. Ancak bu tür uygulamaların yalnızca gerekli kişiler ve kritik alanlarla sınırlandırılması, ayrıca ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği ifade edildi.
KVKK, mesai takibi amacıyla biyometrik veri kullanan veri sorumlularının yayımlanan ilke kararına uygun hareket etmesi gerektiğini bildirdi.
Mesai takibi dışındaki biyometrik veri uygulamalarında ise hukuka uygunluğun; kullanım amacı, işin niteliği ve somut olayın koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kuruma ulaşan ihbar ve şikâyetlerin de her olay özelinde ayrıca inceleneceği kaydedildi.

